içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

AP seçimleri ezber bozdu

Avrupa Parlamentosu seçimleri, AB içindeki siyasi dengeleri adeta altüst etti. Aşırı sağ ve popülist partiler konumlarını güçlendirirken, sosyal demokratlar sandalye kaybetmekten kurtulamadı. Seçimlerden çıkan sonuç, Türkiye açısından da etkiler taşıyor

AP seçimleri ezber bozdu
Haberi Sesli Dinle

Avrupa Birliği’ne (AB) üye 28 ülkede yapılan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri, her ne kadar büyük olaylara sahne olmadan sonuçlanırken, asıl, sonuçlarıyla olay yaratacakmış gibi görünüyor. Nitekim sandıklardan çıkan sonuçlar, AB üyesi ülkelerde siyasi dengelerin değiştiğini ortaya koyarken, yeni koalisyonların oluşmasına kesin gözüyle bakılıyor.

“Avrupa Halk Partisi” olarak bilinen Hristiyan Demokratlar ile Sosyal Demokratlar, 2009 ve 2014 yıllarındaki seçimlerde sandalyelerin çoğunluğunu ellerinde bulundurarak, AP içerisinde politika belirleyici konumdaydı. Ancak son seçimlerde Avrupa siyasetinin iki geleneksel partisi mutlak çoğunluğu kaybetti. Bununla birlikte katılım oranının yüksekliği sayesinde aşırı sağ popülist ve yabancı düşmanı partiler, beklenen çıkışı gerçekleştiremeseler de AP’deki konumlarını sağlamlaştırdı.

751 sandalyeli Avrupa Parlamentosu’nda 180 sandalye ile ilk parti konumunu koruyan Hristiyan Demokratlar, Sosyal Demokratlar ile yapacakları ortaklık sayesinde ancak 326 sandalyeye sahip olabiliyor. Bu çerçevede yabancı düşmanı ve popülist oylara ihtiyaç duymamak için Liberal Demokratların 109 sandalyesi veya Yeşillerin 69 koltuğuna gereksimi olacak Hristiyan Demokratlar, karar alınması için gerekli 376 sandalye sayısına ulaşmak amacıyla daha geniş bir uzlaşı arayışında olacak.

Yükseliş olmasa da...

Sağ popülist ve yabancı düşmanı siyasi oluşumlar ise her ne kadar anketlerin iddia ettiği beklenen dev patlama yapmasalar da AP’de toplam 171 sandalyeye ulaşarak konumlarını pekiştirdi. Bu partilerin patlama yapmasına, AB genelinde seçimlere katılım oranının yüzde 50’nin üstüne çıkması engel oldu denilebilir. Seçimlerin en büyük kazananı ise Liberal Demokratlar ile Yeşiller oldu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi, aşırı sağ lider Marine Le Pen’in ardından ikinciliğe düşmesine karşın, Macron’un AP’de liberal demokrat harekete katılması, liberalleri  üçüncü büyük grup konumuna getirdi. 109 sandalyeye sahip olacak Liberal Demokratlar, büyük koalisyonun iki üyesi EPP ve Soyal Demokratlar için vazgeçilmez bir siyasi ortak konumunda.

Yeşillerin de Almanya, Hollanda ve Belçika’da yakaladığı ciddi ivme, AP seçimlerine de yansımış durumda. Zira 69 milletvekiliyle temsil edilecek Yeşiller, her bir popülist ve yabancı düşmanı siyasi gruptan daha fazla milletvekiline sahip olacak. Bununla birlikte büyük koalisyonun aktörleri ile Liberal Demokratlar arasında uzlaşı eksikliğini giderecek alternatif destek partisi haline de gelecekler.

Yeni AP ve Türkiye’ye etkisi

Avrupa Parlamentosu’ndaki yeni siyasi aritmetiğin, Türkiye-AB ilişkilerinin parlamenter boyutunu birden bire etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın bir önceki dönemde Avrupa Hristiyan Demokratları’nın dümen suyundan giden Sosyal Demokratların, AP içerisinde Türkiye ile ilişkileri kopartmak isteyen siyasi oluşum konumunda olmak istemeyecekleri düşünülüyor. Liberal Demokratlar ile Yeşillerin parlamentoda varlıklarını artırmalarının, AB-Türkiye ilişkilerine etkisiyse merak konusu. Zira AP’de oylanan Türkiye raporlarında Türkiye aleyhine en sıra dışı  değişiklik önergelerinin, Yeşiller’den geldiği hatırlanacak olursa, Liberal Demokratlar, Sosyal Demokratlar ve Hristiyan Demokratların bir bölümü üzerine etkili olunması halinde  Ankara’nın AB’den beklediği Gümrük Birliği modernizasyonuna yönelik süreç başlatılabilir.

Vize serbestesi ve üyelik müzakerelerine yönelik olarak da kısa vadede bir görüş değişikliği beklenmemesi gerekiyor. Buna karşın Ankara’nın adli reform, temel hak ve özgürlükler alanında atacağı yeni adımlar, gerçekleştireceği reformlar, yeni parlamentodaki siyasi havayı olumlu yönde etkileyebilir. AP’de yeni milletvekillerinin belirlenmesiyle birlikte AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu’nun Avrupalı üyeleriyle Türkiye raportörünün belirlenmesi öngörülüyor. 

AP seçimleri, AB kurumlarının yeni başkanlarının belirlenmesi sürecini başlatırken, AB-Türkiye ilişkilerine yön verecek Avrupa Komisyonu Başkanı, Avrupa Birliği’nin genişlemeden sorumlu üyesi ve AB dış politika yüksek temsilcisinin de belirlenmesini sağlayacak.

Karar süreçleri uzayabilir!

Çevre, yasa dışı göç ve ekonomik belirsizlik söylemi üzerine kurulu bu seçimlerde gençlerin çevre duyarlılığı, aşırı sağın çoğunluğu elde etme ihtimaline karşın seçimlere katılımın yükseliş kaydetmesi, AP’deki yeni siyasi aritmetiği oluşturdu.

Değişken bir siyasi geometriğe sahip olacak AP’de, AB siyasetini tek düzlemde şekillendirmek de çok zor olacak gibi görünüyor. Zira AB’ye üye ülkelerdeki iktidar partileri ile AP’deki siyasi dağılımın örtüşmemesi, AB kurumlarının kitlenmesine neden olmasa da ortak politika belirlemede uzlayışı arayışlarını güçleştirecek. Avrupa Birliği’nin çevreye daha duyarlı ve yasa dışı göçle mücadele konusunda daha kararlı olması da yeni dönemin beklentileri arasında.

Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ardından AB kurumları yeni başkanlarını belirleyecek. Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve AB dış politika yüksek temsilcileri tespit edilecek. Parlamentoda açık ara önde bulunan bir siyasi partinin olmaması da, adayların tespiti için yapılacak pazarlıkların uzun sürmesine neden olacak.

EPP’nin adayı Alman Hristiyan Sosyalist Manfred Weber’in Avrupa Komisyonu Başkanlığı için adaylığı sürse de Sosyalistler ile Liberal Demokratların da desteğini alması gerekiyor. Kulislerde, siyasi partiler arasında yapılacak pazarlıklar ışığında Weber’in Komisyon Başkanlığı koltuğunu oturma ihtimalinin azaldığı     ifade ediliyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Avrupa Komisyonu Başkanlığına liberal demokratların adayı olan Danimarkalı Margrete Vestager’i desteklemeye devam ettiği ifade edilirken, perde arkasında AB kurumlarının önemli görevlerine atanacak kişiler için çetin pazarlıkların yürütülmesi bekleniyor.

HÜKÜMET BİLE DÜŞÜRDÜ

Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin sonuçları, birçok ülkede ulusal düzeyde de deprem yarattı:

- İngiltere’de AP seçimleri Brexit nedeniyle oluşan siyasi krizi daha da derinleştirdi. Ülkede hükümetteki Muhafazakar Parti hezimete uğrayarak ancak beşinci sırada kaldı. Seçimin en büyük kazananı ise eski UKIP lideri Nigel Farage önderliğinde birkaç ay önce kurulan Brexit Partisi oldu.

- Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AP seçimlerinde aşırı sağcı Marine Le Pen önderliğindeki Ulusal Birlik Partisi’ne karşı yenilgiye uğradı. Sonuçların ardından Le Pen, Macron’un Ulusal Meclisi feshetmesi ve yeniden seçim düzenlemesi gerektiğini söyledi. 

- Almanya’da seçimin en büyük kaybedeni hükümet ortağı merkez solcu SPD oldu. SPD tarihi bir hezimet yaşarken, seçimin kazananı Yeşiller oldu. Yeşiller aldığı oy oranıyla hükümetteki CDU’nun ardından ikinci parti konumuna yükseldi. SPD’nin koalisyon hükümetinde kalıp kalmaması da yine gündeme gelecek tartışmalar arasında bulunuyor.

- İtalya’da da aşırı sağcı Lig Partisi en yüksek oyu alırken koalisyonun diğer ortağı 5 Yıldız Hareketi’nin sandıklarda hüsran yaşaması bu koalisyonun geleceği adına endişe yarattı. Matteo Salvini önderliğindeki Lig Partisi seçimden daha da güçlenerek çıkarken, ülkenin yeniden bir erken seçime gidebileceği konuşuluyor.

- Yunanistan’da iktidar partisi Syriza’nın sandıklardan ancak ikinci parti olarak çıkması, Başbakan Aleksis Çipras’ı harekete geçirdi. Çipras, sandıklarda ‘Yeni demokrasi’ partisinin ardından ikinci çıkmanın siyasi bedeli ile karşı karşıya kaldı ve erken seçime gitme kararı aldı.

- Avusturya da AP seçimlerinden etkilendi. Eylül ayında erken seçime gidilmesi kararı alan Başbakan Sebastian Kurz ve hükümeti, Meclis’ten güven oyu alamadı. Böylece Kurz liderliğindeki hükümet düştü. Cumhurbaşkanının yeni bir ismi görevlendirmesi bekleniyor.

Tarih: 28-05-2019

FACEBOOK YORUM
Yorum